Haziran 18, 2010

Olmayan Pistlerimiz ve Motor Sporları


Formula1 İstanbul Grand Prix'i izlemek için Bridgestone'un davetlisi olarak gittiğimizde Akay ile motorsporları ve pistler hakkında uzun uzun konuşma fırsatımız oldu. Bu sırada uzun süredir kanayan yaralardan biri olan pistsizlik sorunu hakkında da fikir paylaşımı yapma şansımız oldu. Dünya'nın en önemli pist yarışlarından birine ev sahipliği yapan İstanbul'da F1 izliyorduk Paddock Clup içerisinde ama Türkiye öyle ironik bir ülke ki İstanbul'da motorsporlarına gönül vermiş kişiler için bir pist bile bulunamıyor. Bildiğiniz üzere uzun yıllar İzmit Körfez Pisti vardı motorsporları gönüllüleri için. Hem motosikletler hem arabalar bu pistte yarışıyordu. Her ne kadar pist daha ziyade otomobil için tasarlanmış olsa da motorculara özel bir başka alan olmadığından onlarda aynı pisti kullandılar uzun süre. Ancak geçtiğimiz yıllarda enteresan bir şekilde "pistin gürültüsü çevrede yaşayanları rahatsız ediyor gerekçesi ile bir şikayet üzerine açılan dava sonunda kapatma kararı verilerek İzmit Körfez Pisti kapatıldı. Bir yanda F1 evsahipliği diğer yanda Kenan Sofuoğlu gib Dünya Klasmanı içerisinde birinciliklerle yarış hayatını sürdüren bir motorsiklet yarışçınız ve elbette ralli - drag vb alanlarda da hem profesyonel hem de amatör sürücüleriniz varken pist kapatılıverdi. Gerekçeyi anlamak güç, dünya'nın her yerinde bu tip pistler vardır ve olmalıdır. ancak hata bu pistlerin çevresine inşaat izni verilmesi midir? Ya da pistin daha sakin bir lana yapılmasının sağlanmamasımıdır bu tartışmalı bir konu. Diyeceksiniz ki İstanbul Park var ama orası da öyle yüksek fiyatlar ile kiralama yapıyor ki bu fiyatları karşılayıp yarışma düzenleyecek bulmak oldukça zor.

Körfez pisti de sürttn çıkmış ak kaşık değil elbette, onun da ciddi güvenlik sıkıntıları mevcut. Rahmetli Sinan Sofuoğlu pistti yer alan bir kaya!ya çarparak yaşamını yitirmişti. O kaya orada ne arıyordu birinin cevaplaması gerekmez mi?
Aslında bu yazıyı yazmamın ve olayları uzun süre sonra biraz canlandırmak isteyişimin nedeni F1 izlerken hissettiğim heyecan ve adrenalin öylesine yüksekti ki ben de amatör de olsa bir araç ile piste inmek ve bu duyguyu adrenalini arttırmak, pist heyecanını yaşamak istedim. Ama bırakın piste benim amatörce inmemi İstanbul'da şu anda profesyonellerin bile inebileceği bir pist yok. İstanbulPark'ın işletmeden kaynaklı engelleri Körfez pistinin kapalı oluşu gibi nedenlerle bu heyecan suya düşüveriyor.
Peki böyle mi olmalı? Elinizdeki pistleri daha verimli kullansanız, hem vatandaşın vergisi ile yapılıp özel firmalara - kişilere devredilmiş olan İstanbulPark'ın daha verimli olması sağlanır hem de aktif bir körfez pisti ile drag'çılardan motorculara hız tutkunu olanlar pistlerde yarışmaya teşvik edilir. Klasik laftır "Sokakta yarışacağınıza pistte yarışın." iyi de pist yok ki...
Genç yaşta hız tutkusu olan çocukları alıp yetiştirmek ve özel pistlerde yarıştırmak sonucunda ancak biz de Schumaer'leri Alonso'lar yaratabiliriz. Her seferinde yaptığımız gibi kendi imkanları ile bir şekilde bir yere gelen başarılı kişilerin vitrine çıkması sonrası "Çılgın Türk, Türk'ün Avrupa Zaferi" vb sloganlarla pohpohlanması ve başarısından nemalanmak değil tam akine daha yardıma ihtiyacı varken yolun başındayken yatırım yapılıp başarılı olması garanti haline getirilmeli. bunun için de nice pistlere ihtiyaç var. Umarım bu çile sona erer ve hız tutkunları sağlıklı, güvenli pistlerde yarış koşmaya devam edebilir.

0 yorum:

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Powered by Blogger